CHP’deki iç gerilim, Türkiye’de muhalefetin seçim sonrası yönünü ve parti içi meşruiyet tartışmasını doğrudan etkilediği için yakından izleniyor. Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Özgür Özel’in kendisine yönelttiği “kibir” suçlamalarını reddetti ve Tekirdağ çağrısına açık bir yanıt verdi. Tartışma, yalnızca iki siyasetçi arasındaki söz düellosu değil; mutlak butlan kararı, genel merkez krizi ve CHP’nin iç dengeleriyle birleşen daha geniş bir kırılmanın parçası.

Sahne Nasıl Kuruldu?
Tartışmanın merkezinde, CHP’nin 2023 kurultayını “mutlak butlan”, yani tümden hükümsüz sayan mahkeme kararı yer alıyor. Kaynaklarda aktarılan süreçte Özgür Özel’in genel başkanlıktan düşürüldüğü, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin yeniden öne çıktığı ve parti içinde ihraç, olağanüstü kurultay ve genel merkez tartışmalarının hızlandığı belirtiliyor.
Özel, 11 Haziran akşamı Halk TV yayınında Faik Öztrak’ın kendisini “bahçıvan torunu” ve “emekli öğretmen çocuğu” olduğu için küçümsediğini ileri sürdü. Aynı yayında Öztrak’ın “Biz buradaydık, Meclis üstümüze kuruldu” diyerek büyüklendiğini savundu ve Tekirdağ’da birlikte yürüme çağrısı yaptı.
Bu çıkışın siyasi ağırlığı, Öztrak’ın CHP içinde uzun yıllardır taşıdığı konumdan geliyor. Öztrak, ekonomi bürokrasisinde Hazine Müsteşarlığına kadar yükselmiş, ardından CHP milletvekili olmuş ve 2023’te Kılıçdaroğlu liderliğindeki Altılı Masa sürecinde etkili roller üstlenmişti.
Ne Oldu?
Faik Öztrak, gazeteci Murat Yetkin’in sorularına verdiği yanıtta Özel’in aktardığı sözleri kesin biçimde reddetti. Öztrak, ailesi nedeniyle kimseyi küçümsemediğini, Özel’in ailesinin kökenini ve işini bilmediğini söyledi.
Hayır, böyle bir şey hiç söylemedim. Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle.
Öztrak, “Meclis üstümüze kuruldu” iddiasına da farklı bir açıklama getirdi. Anlattığına göre, bir sohbet sırasında Veli Ağbaba, TBMM’nin kurulu olduğu arazideki bir arsanın zamanında Öztrak’ın dedesine ait olduğunu ve kamulaştırıldığını aktardı. Sırrı Süreyya Önder’in de Meclis’i yönetirken şaka yollu “Tapusu sizde, istediğiniz kadar konuşun” dediğini belirtti.

CHP’deki krizin daha eski bir ayağı da 8 Haziran’da TBMM’de yapılan basın toplantısına uzanıyor. SonDakika’nın aktardığı habere göre Öztrak, Özel yönetimini partiyi tahrip etmekle suçladı ve “Özgür Özel TBMM’de paralel genel merkez oluşturarak partiyi tahrip etti” dedi. Aynı açıklamada, 2024 yerel seçimlerinden sonra CHP’nin birinci parti olduğu, ancak yönetimin Erdoğan’la “normalleşme” tercih ettiği eleştirisi yer aldı.
Bu sözler, parti içi meşruiyet tartışmasının kişisel bir polemikle sınırlı olmadığını gösteriyor. Öztrak’ın anlatısında kurultay iddiaları, belediyelere dönük tartışmalar, grup toplantılarının azlığı ve genel merkezde yaşanan polisli süreç aynı zincirin halkaları olarak sunuluyor.
Tepkiler ve Yanıtlar
Öztrak, mutlak butlan kararından memnun olmadığını söylerken aynı anda kurultay sonrası sürece ilişkin iddiaların da görmezden gelinemeyeceğini savundu. Bu nokta, CHP tabanı açısından hassas: Bir yanda mahkeme müdahalesine karşı tepki, diğer yanda parti içi seçim sürecine dair iddiaların araştırılması talebi var.
Bütün CHP’liler gibi mutlak butlan kararından memnun olmam mümkün değil.
Özgür Özel’in Tekirdağ çağrısı ise tartışmanın en görünür başlığı oldu. Öztrak, Tekirdağ’da her zaman yürüdüğünü, hemşerilerinin yüzünü yere baktırmadığını söyledi. Ardından Özel’e kapıyı tamamen kapatmayan ama siyasi meydan okuma havasını da tersine çeviren bir yanıt verdi.
Partimin bir milletvekili ilime misafir geldiğinde kendisiyle birlikte yürümekten gurur duyarım. Tabii geleceğini önceden haber verirse.
Daha Geniş Çerçeve
CHP’de yaşanan bu gerilim, Türkiye’de muhalefetin iktidar karşısındaki pozisyonunu da etkiliyor. Öztrak, bölünmüş bir CHP’nin AK Parti iktidarıyla daha iyi mücadele edemeyeceğini açıkça söyledi. Bu ifade, tartışmanın yalnızca parti içi makam kavgası olarak değil, seçmen davranışını ve muhalefetin güven verme kapasitesini etkileyen bir süreç olarak okunmasına yol açıyor.

Verilen sayı da dikkat çekici: Öztrak, yönetim değişikliğinin üzerinden iki buçuk yıl geçtiğini ve milletvekillerinin görüşlerini dile getirdiği kapalı grup toplantılarının yalnızca üç kez yapıldığını söyledi. Bu, parti içinde karar alma süreçlerinin yeterince tartışılmadığı iddiasını sayısal bir zemine taşıyor.
Türkiye’de muhalefeti takip eden seçmen için bu tartışmanın pratik anlamı şu: CHP’nin yerel yönetimler, kurultay meşruiyeti ve liderlik başlıklarında vereceği sınav, genel seçimlere giden yolda muhalefetin ortak görüntüsünü belirleyebilir. İç tartışma uzadıkça, partinin ekonomik sıkıntılar, hukuk ve yönetim sistemi gibi seçmenin gündelik hayatına dokunan başlıklara ayıracağı siyasi enerji azalabilir.
Bundan Sonra Ne Bekleniyor?
Kaynaklarda yeni bir ortak yürüyüş takvimi ya da görüşme tarihi yer almıyor. Ancak Öztrak’ın “haber verirse” sözleri, Tekirdağ başlığının kapanmadığını ve Özel’in bu çağrıyı somutlaştırması halinde yeni bir siyasi görüntünün ortaya çıkabileceğini gösteriyor.
CHP’de asıl belirleyici başlık ise mutlak butlan kararından sonra parti içi meşruiyet tartışmasının nasıl yönetileceği olacak. Öztrak’ın sözleri, Kılıçdaroğlu çizgisine yakın kanadın Özel’e yönelik eleştirilerini sertleştirdiğini; buna karşılık tartışmanın kamuoyu önünde sürdüğünü ortaya koyuyor.
Sık Sorulan Sorular
Faik Öztrak, Özgür Özel’in iddialarına ne dedi?
Öztrak, Özel’i ailesi nedeniyle küçümsediği iddiasını reddetti ve “Böyle bir şey hiç söylemedim” dedi.
Özgür Özel neden Tekirdağ’da yürüyelim dedi?
Özel, Öztrak’ın Tekirdağ’da sokağa çıkamayacağı yönünde bir ima yaptı ve “Gelsin Tekirdağ’da birlikte yürüyelim” diyerek meydan okudu.
Mutlak butlan kararı bu tartışmada neden önemli?
Karar, CHP’de genel başkanlık ve yönetim meşruiyeti tartışmasını başlattı. Öztrak, karardan memnun olmadığını ama kurultay sürecindeki iddiaların sorgulanması gerektiğini söyledi.
Faik Öztrak Tekirdağ çağrısına nasıl yanıt verdi?
Öztrak, Tekirdağ’da her zaman yürüdüğünü belirtti ve Özel için “Geleceğini önceden haber verirse birlikte yürümekten gurur duyarım” dedi.