TUSAŞ KAAN için yeni imzalar: Yerli motor ve teslimat takvimi netleşiyor
Türkiye’nin milli savaş uçağı KAAN için peş peşe gelen anlaşmalar, savunma sanayiinde uzun süredir beklenen yeni dönemin kapısını araladı. SAHA EXPO 2026 kapsamında imzalanan sözleşmeler yalnızca bir protokol adımı değil; motor üretiminden uçuş hazırlıklarına kadar kritik başlıkların artık somut takvime bağlandığını gösteriyor.
Özellikle TF35000 motor projesi ve yerli APU60 güç ünitesi etrafında şekillenen gelişmeler, KAAN’ın dışa bağımlılığını azaltma hedefinin hızlandığını ortaya koyuyor. Ankara’da savunma çevrelerinin dikkatini çeken asıl detay ise 2030’a kadar envantere girmesi planlanan uçak sayısı oldu.
“Taşlar yerine oturuyor” yorumları kulislerde sıkça konuşulurken, projeye dair beklentiler de aynı ölçüde büyüyor.

Şu ana kadar neler biliniyor?
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile TUSAŞ arasında imzalanan yeni tedarik sözleşmesi, KAAN programının üretim ve geliştirme sürecini hızlandıracak en önemli adımlardan biri olarak görülüyor. Anlaşmanın detayları burada paylaşılırken, savunma sanayi kaynakları bunun yalnızca bir başlangıç olduğunu belirtiyor.
Projede öne çıkan başlıklardan biri TF35000 motoru oldu. SAHA 2026’da düzenlenen imza töreniyle birlikte motorun alt sistemleri için yeni iş birlikleri resmileşti. Bu motorun KAAN’ın gelecekteki yerli güç paketi hedefinde merkezi rol oynayacağı belirtiliyor.

Bir diğer dikkat çeken gelişme ise yerli APU60 yardımcı güç ünitesi oldu. Yetkililer, bu sistemin KAAN’ın bu yıl içindeki uçuş süreçlerinde aktif rol oynayacağını açıkladı. Yardımcı güç ünitesi; motor çalıştırma, enerji besleme ve yerde operasyon desteği gibi kritik görevler üstleniyor.
DonanımHaber’de yer alan bilgilere göre 2030 yılına kadar 20 adet KAAN’ın Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi planlanıyor. Bu sayı ilk bakışta sınırlı görünebilir. Ancak savunma uzmanları, modern savaş uçaklarının üretim temposu düşünüldüğünde bunun oldukça iddialı bir hedef olduğuna dikkat çekiyor.
İşin ekonomik tarafı da önemli. Türkiye uzun yıllardır savaş uçağı motoru konusunda dış tedarike bağımlı kaldı. Yerli motor projelerinin hızlanması yalnızca askeri değil, stratejik bağımsızlık açısından da kritik görülüyor. Eğer süreç planlandığı gibi ilerlerse, Türkiye’nin ihracat potansiyeli de ciddi şekilde artabilir.
Tepkiler ve açıklamalar
Yetkililer, imzalanan sözleşmelerin KAAN programında geri dönüşü zor bir eşiğin geçildiğini gösterdiğini savunuyor. Savunma sanayi çevrelerinde özellikle motor tarafındaki ilerleme “projenin kader noktası” olarak değerlendiriliyor.
KAAN’ın ihtiyaç duyduğu kritik sistemlerde yerlilik oranını artırmak temel hedeflerden biri.
Bununla birlikte tüm yorumlar olumlu değil. Bazı uzmanlar, özellikle motor ve balistik füze teknolojileri konusunda tanıtılan bazı projelerin gerçek üretim kapasitesiyle ilgili soru işaretleri taşıdığını belirtiyor. Cumhuriyet’in haberinde de bu tartışmaların sektör içinde konuşulduğu aktarıldı.
Motor geliştirme süreçleri savunma sanayiinde en uzun ve en zorlu alanlardan biri.
Öte yandan SAHA EXPO’da tanıtılan yerli deniz topu gibi diğer savunma projeleri de Türkiye’nin savunma sanayiinde yalnızca hava platformlarına değil, çok daha geniş bir ekosisteme yatırım yaptığını gösteriyor.
Bu gelişme Türkiye’deki insanları nasıl etkiliyor?
KAAN projesi yalnızca askeri bir yatırım olarak görülmüyor. Ankara, Eskişehir ve İstanbul’daki savunma sanayi kümelenmeleri açısından binlerce kişilik yeni istihdam anlamına geliyor. Özellikle mühendislik, yazılım ve ileri üretim teknolojileri alanında çalışan gençler için proje büyük fırsatlar sunuyor.
Bir başka boyut da ekonomik. Savunma ithalatının azaltılması, döviz çıkışını düşürme potansiyeli taşıyor. Eğer yerli motor hedefi başarıyla tamamlanırsa, Türkiye dış lisans baskılarından daha az etkilenebilir. “Kendi göbeğini kendi kesmek” ifadesi savunma çevrelerinde bu yüzden sık sık kullanılıyor.

Eğer savunma teknolojilerini yakından takip ediyorsanız, burada asıl dikkat edilmesi gereken konu üretim sürekliliği. Çünkü geçmişte birçok yerli savunma projesi prototip aşamasında heyecan yaratsa da seri üretim tarafında yavaş ilerlemişti. KAAN için gözler artık testlerden çok teslimat takvimine çevrilmiş durumda.
Sırada ne var?
Önümüzdeki dönemde KAAN’ın yeni uçuş testlerinin yapılması bekleniyor. Motor geliştirme süreçleriyle ilgili yeni teknik verilerin paylaşılması da gündemde.
Ayrıca TF35000 motorunun alt sistem çalışmalarının hangi aşamaya ulaştığı, yerli motor entegrasyonunun ne zaman tamamlanacağı ve seri üretim hattının kapasitesi gibi başlıklar sektörün en çok takip ettiği konular arasında yer alıyor.
Yetkililer, teslimat hedeflerinin korunması için üretim zincirinin genişletileceğini ve yeni sanayi ortaklıklarının devreye alınacağını belirtiyor.
Kısaca öne çıkanlar
- TUSAŞ ve Savunma Sanayii Başkanlığı arasında KAAN için yeni sözleşme imzalandı.
- TF35000 motorunun alt sistemleri için yeni iş birlikleri duyuruldu.
- Yerli APU60 sisteminin bu yılki uçuşlarda kullanılacağı açıklandı.
- 2030’a kadar 20 adet KAAN’ın envantere girmesi hedefleniyor.
- Projede yerli motor geliştirme süreci kritik eşik olarak görülüyor.
- Savunma sanayiinde üretim kapasitesi ve teslimat temposu yakından izleniyor.
Sık sorulan sorular
KAAN savaş uçağı ne zaman envantere girecek?
Paylaşılan hedefe göre ilk teslimatların kademeli şekilde gerçekleşmesi ve 2030 yılına kadar toplam 20 uçağın envantere alınması planlanıyor.
TF35000 motoru neden önemli?
TF35000, KAAN’ın gelecekte yerli motorla uçabilmesi için geliştirilen kritik projelerden biri. Bu sistem dışa bağımlılığı azaltma hedefinin merkezinde yer alıyor.
APU60 sistemi ne işe yarıyor?
APU60 yardımcı güç ünitesi, savaş uçağının yerde enerji ihtiyacını karşılıyor ve motor çalıştırma süreçlerine destek veriyor.
KAAN projesi ekonomiyi etkiler mi?
Evet. Savunma sanayii yatırımları özellikle yüksek teknoloji üretimi, mühendislik ve yan sanayi alanlarında yeni iş fırsatları oluşturabiliyor.
Türkiye neden yerli savaş uçağı motoruna odaklanıyor?
Çünkü motor teknolojisi savunma sanayiindeki en kritik bağımlılık alanlarından biri olarak görülüyor. Yerli motor, ihracat ve operasyonel bağımsızlık açısından büyük avantaj sağlayabilir.
Kaynaklar
Bu makalede kullanılan kaynaklar ve referanslar.


